Turkish Arabic Chinese (Traditional) English French German Japanese

Hint Okyanusu’nun 21 milyon nüfuslu adası Sri Lanka, Tamil sorununu çok kanlı bir şekilde bastırdıktan sonra şimdi dış dünya ile ekonomik işbirliği arayışına girdi. THY’nin geçen ay uçuş başlattığı ülkeye Türkiye’den bir büyükelçi de atandı. Şimdi gözler, DEİK bünyesinde kurulacak Türk-Sri Lanka İş Konseyi’nde.

Türk Hava Yolları’nın (THY) geçen ay uçuş başlattığı Sri Lanka, Türkiye ile ticari bağını da güçlendirmek istiyor. Bunun için ülkede büyükelçilik kurmak üzere çalışmalara başlandı bile. Hatta geçen ay Türkiye’nin Sri Lanka’ya tayin ettiği ilk büyükelçi İskender Okyay, ekibini kurmak üzere ülkeye gitti. Türk Hava Yollan’nın ülkeye yaptığı ilk sefere Ekonomist ka tıldı.

Geçen hafta yaptığımız bu seyahatte, ülkeye yeni atanan büyükelçi ile bir araya geldik. Ülkeye dair ilk izlenimlerini anlatan büyükelçi İskender Okyay, şu an kişi başına gelirin 6 bin dolar seviyelerinde olduğunu, fakat ülkenin son yıllarda yüzde 5’in üzerinde bir büyüme performansı sergilediğini anlatıyor.

Seylan Çayı

Bu doğrultuda ticari anlamda yapılacak çok iş olduğunu ve özellikle Seylan çayı ile bilinen ülkede son yıllarda terör sorununun aşılmasıyla turizm, tekstil, alt yapı işlerinde önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Okyay, Türkiye’nin ticari ilişkilerini geliştirmek üzere ilk adımı başlattığı uçuşlar ve büyükelçiliğin kurulmasıyla attığını ifade ediyor. Büyükelçilik için şu an bir ofis oluşturma hazırlığında olduklarını belirten Okyay, aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde de bir iş konseyi oluşturulduğunu dile getiriyor.

Şuan DEİK Iş Konseyi için iki ülkenin de eş başkanını seçme arifesinde olduğunu belirten İskender Okyay, “İş Konseyi’nin kurulması için 25 iş adamı bir araya geldi. Kamıa ekonomi komisyonu yapıldı. Şimdi nisan ya da mayıs ayında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in buraya gelmesi de söz konusu olabilir” diyor.

Terörü Bitirdi Turizme Kucak Açtı

26 yıllık mücadelenin ardından terörü kanlı bir şekilde bitiren ada ülkesi olan Sri Lanka, demokratik sosyalist bir cumhuriyet, iç savaşın bitmesiyle ekonomik anlamda dönüşüm yaşayan ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası 126 milyar dolar seviyelerinde. Dünyanın en temiz çayı olarak ifade edilen Seylan çayı ülkenin en önemli ihraç ürünü. Dünyada çay ihracatında ikinci sırada yer alan Sri Lanka, özellikle turizm yatırımları için çok müsait bir yapıda. Yıl boyu 30 derece civarında seyreden sıcaklıkla turizm sezonu 12 aya yayılıyor.

Hint Okyanusu’nun 21 milyon nüfuslu adası Sri Lanka, Tamil sorununu çok kanlı bir şekilde bastırdıktan sonra şimdi dış dünya ile ekonomik işbirliği arayışına girdi. THY’nin geçen ay uçuş başlattığı ülkeye Türkiye’den bir büyükelçi de atandı. Şimdi gözler, DEİK bünyesinde kurulacak Türk-Sri Lanka İş Konseyi’nde.

Türk Hava Yolları’nın (THY) geçen ay uçuş başlattığı Sri Lanka, Türkiye ile ticari bağını da güçlendirmek istiyor. Bunun için ülkede büyükelçilik kurmak üzere çalışmalara başlandı bile. Hatta geçen ay Türkiye’nin Sri Lanka’ya tayin ettiği ilk büyükelçi İskender Okyay, ekibini kurmak üzere ülkeye gitti. Türk Hava Yollan’nın ülkeye yaptığı ilk sefere Ekonomist ka tıldı.

Geçen hafta yaptığımız bu seyahatte, ülkeye yeni atanan büyükelçi ile bir araya geldik. Ülkeye dair ilk izlenimlerini anlatan büyükelçi İskender Okyay, şu an kişi başına gelirin 6 bin dolar seviyelerinde olduğunu, fakat ülkenin son yıllarda yüzde 5’in üzerinde bir büyüme performansı sergilediğini anlatıyor.

Seylan Çayı

Bu doğrultuda ticari anlamda yapılacak çok iş olduğunu ve özellikle Seylan çayı ile bilinen ülkede son yıllarda terör sorununun aşılmasıyla turizm, tekstil, alt yapı işlerinde önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Okyay, Türkiye’nin ticari ilişkilerini geliştirmek üzere ilk adımı başlattığı uçuşlar ve büyükelçiliğin kurulmasıyla attığını ifade ediyor. Büyükelçilik için şu an bir ofis oluşturma hazırlığında olduklarını belirten Okyay, aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde de bir iş konseyi oluşturulduğunu dile getiriyor.

Şuan DEİK Iş Konseyi için iki ülkenin de eş başkanını seçme arifesinde olduğunu belirten İskender Okyay, “İş Konseyi’nin kurulması için 25 iş adamı bir araya geldi. Kamıa ekonomi komisyonu yapıldı. Şimdi nisan ya da mayıs ayında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in buraya gelmesi de söz konusu olabilir” diyor.

Terörü Bitirdi Turizme Kucak Açtı

26 yıllık mücadelenin ardından terörü kanlı bir şekilde bitiren ada ülkesi olan Sri Lanka, demokratik sosyalist bir cumhuriyet, iç savaşın bitmesiyle ekonomik anlamda dönüşüm yaşayan ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası 126 milyar dolar seviyelerinde. Dünyanın en temiz çayı olarak ifade edilen Seylan çayı ülkenin en önemli ihraç ürünü. Dünyada çay ihracatında ikinci sırada yer alan Sri Lanka, özellikle turizm yatırımları için çok müsait bir yapıda. Yıl boyu 30 derece civarında seyreden sıcaklıkla turizm sezonu 12 aya yayılıyor.

Uzmanlar son günlerde tartışılan Türk çayının kalitesi ve dünyadaki yeriyle ilgili görüşlerini paylaştılar

Türkiye, dünyada en çok çayın tüketildiği ülkelerden biri... Habertürk yazarı Murat Bardakçı’nın “Türk çayı kalitesiz’’ yönündeki görüşü tartışma yarattı. Köşesinde, “Türk çayı öyle kaliteli falan değildir, dünya sıralamasında bile pek yer alamaz ve ismi ‘Güney Kafkasya’nın ucuz çayları arasında geçer” ifadelerine yer veren Bardakçı’nın sözlerini konunun uzmanlarına sorduk. Uzmanlar, Türk çayının kalitesini ve dünyadaki yerini şu şekilde yorumladı...
Ulusal Çay Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Rize Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat PALIÇ:
‘Kalitesiz diyen insafsız davranır’
Bizim çayımızın kalitesini dünya biliyor. Tamamının üzerine kar yağan tek çay Türk çayı. Üzerinde kimyasal ilaç olmayan tek çay Türk çayı. Buna kalitesiz diyen insafsız davranıyor. Dünyada sağlık açısından da en iyi çay bizim çayımız. Renk bakımından, ticaret bakımından, çabuk renk çözülmesi bakımından bu yoruma belki hak verilebilir ama aroma bakımından hiçbir çay çeşidi Türk çayıyla yarışamaz. Ben başka çay içemem. Bu durum insanların bakış açısına göre değişebilir. Belki o arkadaşın damak tadı farklıdır.
Habertürk yazarı, Ekonomist Abdurrahman YILDIRIM:
‘Türk çayı içmek bir ayrıcalıktır’
Türk çayı saf ve doğal bir çay, üzerine kar yağıyor, bu nedenle daha az böcek ürüyor ve böcekleri öldürmek için zirai ilaç kullanmak zorunda kalmıyoruz. Dünyada çay üreten çoğu ülkede Türkiye’deki gibi yılda 3 ya da 4 sürgün yerine 9-10 sürgün alınıyor. Bu ülkelerde yağmur ve nem daha fazla, çay sürekli filizleniyor ama bu durum beraberinde zararlı böcekleri de getiriyor, böcekler için ilaç kullanmak gerekiyor. Çay için bu zirai ilaçlar önemli çünkü çayı Türkiye’de en az 100 derecede kaynayan suya bırakıyoruz. Dolayısıyla kaynamış suda çay demlenirken, içindeki ilacı deme bırakıyor. Üretimdeki dezavantajımız, yılda 3 ya da 4 sürgün almamız, rakiplerin 9-10 sürgün alması ve fiyatının ucuz olması. Bu da ekolojik ve doğal çayla giderilmeye başlandı. Başka ülkelerden ihraç edilen çayın kalitesi de, sağlığa yararı da tartışmalı bence.
Türk çayının öne çıkartılması gereken yanı ilaçsız sunulması, bu anlamda Türk çayını içmek bir ayrıcalıktır. Çaycılarımızın yaptığı hata, Türk çayına kaçak çay karıştırıp bunu iç pazara sunmaları. Vergiler yüzde 145 olduğu için birçok ülkeden kaçak, ilaçlı çay getirip Türk çayıyla karıştırıyorlar. Bu nedenle insanların damak tadını bozmaya başladılar.
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı A. Hamdi GÜRDOĞAN:
‘Bizim çayımız saf çay’
Bizim çayımız saf çay. Hiçbir katkı maddesi kullanılmıyor. Dünyada durum farklı; çayın içine endemik bitkiler ekleniyor birçok yerde. Türk çayı ise katkı maddesi eklenmediği için organik ayarında oluyor. Çay ithalatında Amerika 1. Rusya 2. Birleşik Arap Emirlikleri 3. sırada yer alıyor. Ancak biz onlara çay ihraç edemiyoruz. Bunun sebebi çayımızın kalitesiz olması değil, onların damak zevkine göre üretmiyor olmamız. Ihraç edeceğimiz ülkelerin damak tadına göre çay üretimi yapılmalı. Dünya çay ihracatında yokuz ama üretimde ilk 10 arasındayız. Türk çayına saflığı ve tadı açısından kalitesiz denemez. Demleme şekilleri ve çaya katılan yan mamuller çayın tadını fark ettiriyor.
Çay Uzmanı, Kimya Mühendisi Zeynep Sezin KADIRLI:
‘Eğer çok yakılırsa kalite değeri azalır’
Türk çayı tarladan toplandıktan sonra fabrikada işlenirken çok fazla yakılıyor, yüzde 40 oranında yakıma uğruyor. Bir de üstüne biz evlerimizde demlerken 30-40 dakika demde tuttuğumuz için ikinci bir yakıma daha giriyor. Fermantasyon süreci uzatıldığı zaman besin değerleri kayboluyor. Dünya üzerinde en çok yakılan çay bizim çayımız. Sri Lanka, Hindistan gibi ülkelerde fırınlarda yakım oranı yüzde 30-35’e kadar çıkıyor ve demlenirken de herhangi bir yakıma maruz kalmıyor. Çünkü sadece üç-dört dakika demleniyor. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Eğer çay çok fazla yakılırsa kalite değeri azalır. O yüzden de Türk çayının kalitesiz olduğunu söyleyebiliriz.
Çay Sanayicisi Işadamları Derneği Başkanı Erdal SARAL:
‘Elle topladıkları için kaliteli oluyor’
Türk çayında zirai ilaç kullanmadığımız için pestisit kalıntısı olmadığını biliyoruz. Kenya, Sri Lanka gibi sıcak ülkelerde çayda zararlı böcekler olduğu için zirai ilaçlama yapıyorlar, dolayısıyla o çaylarda pestisit kalıntısı oluyor. Peki, çayımız Kenya çayı kadar kaliteli midir? Değildir. Çünkü onlar çayı elle toplatıyorlar, iki buçuk yaprak toplatıyorlar, herkesin kendi arazisi var, bu arazilerde çalışan işçiler yılın 2 ayı boyunca çay topluyorlar, bizdeki gibi iki üç sürgün halinde değil, dolayısıyla çayı bahçeden toplarken kaliteli topladıkları için de kaliteli ürün elde ediyorlar. Bu noktada şu tercihi yapmak lazım, çok daha demli, biraz daha buruk çayı pestisit kalıntısına rağmen içmek mi yoksa biraz daha geç dem veren, belki o burukluğu yakalayamadığınız pestisitsiz, zirai ilaç kalıntısı olmayan çayı içmek mi?
Çay Uzmanı Pelin ENDEROĞLU:
‘Türk çayı kesinlikle kalitesiz’
Türkiye’deki çaylar bence de kalitesiz. Markette ve perakendecide satılan çayların hemen hemen hepsi kırık çay. Genellikle elek altı çay satılıyor piyasaya. Normalde çayın bir demlenme süresi var. Poşet çayı sıcak suyun içerisine attığınız zaman hemen renk verir. Hiçbir zaman bir çayın o kadar kısa sürede renk vermesi mümkün değildir. Her çay çeşidi için bunun bir süresi vardır: siyahlarda 4 dakika, yeşillerde 2 dakika. Ama sonuç itibarıyla poşet çaylarda kullanılan dökme çay dediğimiz ve gündelik hayatımızda tükettiğimiz çayların birçoğu kırık dediğimiz çaylardandır. Bunlardan renk ve dem alabilmeniz için kaynatmanız gerekiyor. Fakat çay kaynatılmaz demlenir. Mesela pekoe çayı da kırıktır, toz şeklindedir. Fakat kendine has bir kokusu ve lezzeti vardır. Bizim çaylarımızda ne yazık ki durum böyle değil. Ama benim fikrime göre Türk çayı kaliteli mi? Kesinlikle değil.

Dünya'nın En Eski Üçüncü Çay Borsasına Sahip Sri Lanka'da Çay, Bu Hafta Tarihinin En Yüksek Fiyatına Satıldı. Bu Fiyat Artışının Sebebi İse Türkiye'den Firmaların Sri Lanka'da Bu Hafta Çay Almasına Bağlandı.

Sri Lanka’nın siyah çay yapraklarından ürettiği çayları Orta Asya’ya ihraç eden Gülsinem Tea’nin Genel Müdürü İsmail GÜNz, hediyelik çay kategorisinde büyüyeceklerini söyledi

 

Türkiye pazarında 10 yılda, yüzde 10 pazar payını hedeflediklerini kaydeden Gün, “Siverek'’te kurduğumuz yaş çay işleme fabrikasında, hem yenileme hem de kapasite artışı yapıyoruz. Türkiye çay sektöründeki konumumuzu büyük ağaçların arasında filizlenmeye başlayan bir fidan olarak tarif edebiliriz. Yapılan ve yapılmakta olan yatırımlar neticesinde o fidan büyüyecek ve Türkiye pazarında bilinirliliği artacak” dedi.

Page 1 of 2

Gülsinem Çayları Tüm Dünyada

Dünyada sudan sonra en çok içilen içecek "çay" dır. Siz halen Gülsinem Çaylarının Tadına Bakmadınız mı?

Çalışma Saatlerimiz

  • Pazartesi - Cuma: 7:00 - 12:00 | 12:00 - 19:00
  • Cumartesi: 9:00 - 12:00 | 12:00 - 15:00
  • Pazar: Mağazamız Kapalıdır. İnternet ve Telefonla Sıpariş Açık

İletişim Adresimiz

  • Hasan Çelebi mh. 63. sk. No:2/E Siverek/Şanlıurfa
  • Phone: 0532 174 5300 (7/24 Arayabilirsiniz)
  • E-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.